29 Ocak 2009 Perşembe


Evet dostluk nedir yada unutulmak nedir konuşalım biraz.arkadaş sandığım bazı kişiler beni görmeye bile dayanamazmış bunu sonradan anlamak kötü bi hismiş doğrusu oysa saf bi arkadaşlık duygusuyla yaklaştığım bi kaç kişi ne kadar sinir olurmuş bana şimdi anlıyorum.yıllar sonra meraba demek için ulaşmaya çalıştığınız insanlar bide bakıyosunuz yabancı olmuşlar bırakalım alsunlar ne yapmak isterlerse özgürler hem intikam alma hissimi canlandırdıkları için teşekkür bile etmeliyim sanırım yapabildiğim ilk kötülüğü yapmalıyım sanırım ne de olsa ilk kurşunu onlar sıktı demi.bakalım acı çekmek onlara ne hissetirecek görelim.üzgünüm blog okurlarım bi yere saçmalamalıydım kustuğum yerin burası olması inanın benide üzdü gerçi blog okurum varmı gerçekte o da tartışılır ya neyse

13 Aralık 2008 Cumartesi

29 Kasım 2008 Cumartesi


Evet sevgili blog okurlarım yine ben mustafa namık , dostlarım bu yazımda amacım sizlere hızla büyüyen pardus projesinin yeni üyesi playonlinux'u tanıtmak.
pardus deneyimi olan ya da en azından daha önce linux-pardus kullanma cesareti göstermiş olan arkadaşlarımız , çok sevdikleri oyunları linux üzerinde oynama olanağı yakalayamadıkları için linux'a olan bağlılıklarında azalma oluyordu ,ama bu sorun çözüm yolunda zira artık playonlinux aramıza katıldı.bildiğiniz gibi windows programlarını (exe uzantılı mahlukatları)linux üzerinde çalıştırmak için wine isimli programımız kullanılıyordu. .exe leri çalıştırmak için konsolu çalıştırıp gerekli komutu veriyoruz ; ancak gerçek şu ki bazen hatalarala karşılaşıyoruz ayrıca işin içine komut girince öcüler geliyormuş gibi korkuyoruz işte tam burda playonlinux'un görselliği ön plana çıkıyor denemenizi tavsiye ederim.

Daha ayrıntılı bir yazı için : http://www.ozgurlukicin.com/oyun/playonlinux/
Saygılarımla Deli Gobel Mustafa Namik

12 Ekim 2008 Pazar


Evet sevgili blog okurlarım uzun bi aradan sonra tekrar Merhaba.
Bu gün Türk Dili Ve Edebiyatı dersinden çıkar çıkmaz Döndü hocamızın eziyet olarak nitelendirdiği bir huyunu yani ders sonun da öykü anlatması olayının bana verdiği zevki sizlerle paylaşmak istedim.
Öykü şöyle Başlıyor;Dünya yaratıldıktan hemen sonra bütün duygular dünyaya gelmiş.insanoğlunu beklemeye başlamışlar.zaman geçmiş zaman geçmiş ama insanoğlu gelmemiş duyguların canı sıkılmaya başlamış.En sonunda bi gün duygular sıkıntıdan patlamak üzere iken çılgınlık birden atılmış "Hadi saklambaç oynayalım" demiş.Bu fikir bütün duyguların çok hoşuna gitmiş tabi hiç bir duygu çılgınlığı arayacak kadar çılgın olmadığı için çılgınlık ebe olmuş.çılgınlık saymaya ve bütün duygular saklanmaya başlamış.Hoş görü ayın ucuna saklanmış,yalan taşın altına saklanayım derken gölün dibine düşmüş,hırs deniz dalgalarının arasına ve sırasıyla bütün duygular saklanmış.Aşk saklanacak bi yer arıyormuş ama bulamamış çılgınlık saymış saymış 99,100 derken aşk kendini güllerin arasına atmış.çılgınlık Hoş görüyü ayda,yalanı gölün dibinde hırsı denizin dalgalarında buluvermiş ama aşkı aramış aramış bulamamış.Sonunda haset dayanamayıp çılgınlığa Aşkın güllerin arasında olduğunu söylemiş.Çılgınlık eline bi sopa alıp başlamış güllerin arasına batırmaya taki güllerin arasından acı bir ses gelene kadar.Ve aşk güllerin arasından çıkmış elleri gözlerinin üstünde gözlerinden kangelir bir vaziyette.Çılgınlık pişman olmuş ben ne yaptım sana,hatamı nasıl telafi edeceğim diyerek.Aşk gülümseyerek "olan oldu yapacak bir şey yok gözlerimi bana geri veremessin!Ama ömür boyu benim klavuzum olabilirsin"demiş.O gün bu gündür aşk çılgınlık olmadan yürümez çılgınlık aşktan vazgeçmezmiş ve rivayete göre güller rengini aşkın kanından almış...

Döndü hocamıza sevgilerle

20 Eylül 2008 Cumartesi

codebase="http://active.macromedia.com/flash2/cabs/swflash.cab#version=4,0,0,0"
ID=Untitled WIDTH=550 HEIGHT=400>



WIDTH=550 HEIGHT=400 TYPE="application/x-shockwave-flash"
PLUGINSPAGE="http://www.macromedia.com/shockwave/download/index.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash">

"Büyük patlama"ya sadece 7 gün kaldı
Dünya ikiye bölündü: 10 Eylül'de yapılacak asrın deneyi Dünyanın sonu mu olacak?
Asrın deneyi dünyanın kabusu mu olacak?Bu konuda okuyacaklarınız:
1"Büyük patlama"ya sadece 7 gün kaldı
2Dünyayı yutabilecek mini kara delikler
3Parçacık hızlandırıcıyı harekete geçirmek zor
10 Eylül'de Nükleer Araştırma Merkezi - CERN'de "asrın deneyi" yapılacak. "Büyük Patlama" (Big Bang) teorisini doğrulayacak deney için bilim adamları uyarıyor: "Dünyayı yutabilecek mini kara delikler ortaya çıkabilir."

Yıllardır üzerinde çalışıldı. 8 milyar doların üzerinde para harcandı. Yerin 150 metre altında, bilim kurgu filmlerini bile yaya bırkacak türden bir yer kuruldu. Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük deneyini gerçekleştirmek için yüzlerce bilim adamı yerin altına indi ve gece gündüz çalıştı.

Sonunda her şey tamam edildi. Şimdi deney için geri sayım başladı. Tarih belli: 10 Eylül.

Deney, evrenin oluşumunu tetikleyen "büyük patlama" (Big Bang) teorisini doğrulayabilecek nitelikte. Bunun için nükleer deneylerden bile daha karmaşık sayılan "parçacık çarpıştırma" işlemi gerçekleştirilecek. Tehlikeli bir deney olduğu için yerin altında kurulan devasa laboratuvarda gerçekleştirilecek. Bu yüzden deneyi gerçekleştirecek olan ekip "güvenli ortam var" diyor ve deneyin yapılmasını savunuyor.

Kaos teorisyeni şiddetle karşı çıkıyor
Ancak bir başka grup bilim adamı dün müthiş bir uyarıda bulundu. Onlara göre bu deney o kadar tehlikeli ki "dünyanın sonu olabilir". Bu amaçla daha önce de deneyin durdurulması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardı. Ancak AİHM, "Büyük Hadron Çarpıştırıcı" aleyhindeki başvuruyu reddetmişti.

Alman kaos teorisyeni Otto Rössler'in etrafında bir araya gelen insanların, AB'nin Nükleer Araştırma Merkezi (CERN)'in 10 Eylül'de hizmete sokacağı laboratuvarda yapılması planlanan "parçacık çarpıştırma" deneyine mani olabilmek için verdikleri dilekçeyi değerlendiren AİHM, başvuruyu geçen hafta reddetti.
Pardus... Özgürlük İçin...
ip information